| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Yazılar arşiv 05.2008 Other entries in 2008-05 resimler , videolar

Seksi bacaklarınız olsun

Seksi bacaklarınız olsunSeksi bacaklarınız olsun

Kısa zamanda seksi bacaklarınız mı olsun istiyorsunuz? Haftada iki kez bu hareketleri yapın ve yedi günde farkı fark e din.Kapı tokmağı çömelmeleri Hedef: Kalça, diz arkası Kronometrenizi 100 saniyeye ayarlayın. Bacaklarınız kalça hizasında açık olsun. Küçük bir tabure tam arkanızdayken, açık bir kapının dar kenarına yüzünüzü dönük durun. Kollarınız dümdüzken, birer elinizle kapı tokmaklarını iki taraftan tutun. Yavaş yavaş 10''a kadar sayarken, tabureye değecek (ancak oturmayacak) şekilde yavaş yavaş aşağı inin. Bekleyin ve yine

yavaş yavaş 10''a kadar sayarak doğrulmaya başlayın. Bu hareketi zaman dolana kadar tekrar edin. Yana yatık bacak kaldırmaları

Hedef: Kalça, dış, üst bacak


Yine kronometreniz 100 saniyeye ayarlı olsun. Bacaklarınız düz ve gergin, başınız sağ avucunuzun iç inde, sağ tarafınıza uzanın. Sağ bacağınızı dizinizden bükün ve sol elinizi destek için yere koyun. Yavaş yavaş 10''a kadar sayarak sol bacağınızı 80 derecelik bir açıyla yerden kaldırın. Kalça ve bacak kaslarınızı sıkarak bekleyin ve yine yavaş yavaş 10''a kadar sayarak bacağınızı indirmeye başlayın. Hareketi zaman dolana kadar tekrarlayın ve bu sefer aynısını sol tarafınıza uygulayın.

Tek bacak bükülmeleri

Hedef: Diz arkaları ve baldırlar


Yarım kiloluk bir ağırlığı bir ayak bileğinize sabitleştirin ve ayaklarınız birbirine bitişikken ayağa kalkın. Elleriniz 30 cm önünüzdeki bir tabureye değecek şekilde, kollarınızı düz tutarak öne doğru eğilin. 10''a kadar yavaş yavaş sayarken, ağırlık olan bacağınızı kırın ve kalçanıza doğru kaldırın. Diz arkasındaki kaslarınızı sıkın, bekleyin ve bacağınızı indirin. 100 saniye dolana kadar tekrarlayın ve diğer bacağınıza geçin.

Topuk kaldırmalar

Hedef: Baldırlar


Bacaklarınız birbirine paralel ve kalça hizasında açık, yüzünüz duvara dönük durun. Katlanmış bir havluyu ayaklarınızın altına yerleştirin, kollarınızı kilitleyin ve avuçlarınızı destek için duvara koyun. Yavaş yavaş 10''a kadar sayarken topuklarınızı yerden kaldırın ve parmak ucunda havlunun üzerinde durun. Bekleyin ve baldırlarınızı sıkın, sonra 10''a kadar yavaş yavaş sayarak aşağı inin. 100 saniye boyunca hareketi tekrarlayın.

Kendi maskeni kendin yap

Kendi maskeni kendin yaKendi maskeni kendin yap

Güzellik olmak için illa bol para harcamanız gerekmiyor. Evde bulduğunuz malzemeleri kullanarak da güzelleşebilirsiniz . Üstelik de doğal yoldan! Güzelliğine özen gösteren kadınlar için cilt maskeleri her dönemde gözde kozmetikler arasında yer alıyor ve kadınlar bu ürünler için para dökmekten çekinmiyor. Oysa yumurta, bal ve yoğurt karışımlarıyla hazırlanan maskeler, sahip oldukları işlevleri ile kozmetik dükkanlarında satılan pahalı maskeleri aratmıyor. Evde kolaylıkla hazırlayabileceğiniz maskerlerden bazıları şunlar: Besleyici maske İçinde bulunan badem yağı ve yumurta sarısı sayesinde cildi sanki yeni doğmuş bir bebeğinki gibi yumuşacık yapan bu besleyici maskeyi ayda 1 kez uygulayabilirsiniz. Malzemeler: 3 tatlı kaşığı toz haline getirilmiş badem 1 tatlı kaşığı badem yağı 1 tatlı kaşığı krema 1 adet yumurta sarısı Hazırlanışı: Yoğun bir kıvama gelinceye kadar bütün maddeleri bir kasede karıştırın. Gözlerin etrafına gelmeyecek şekilde maskeyi yüzün tamamına sürün. 15-20 dakika dinlenmeden sonra ılık suyla durulayın.

Onarıcı maske
Özellikle yaz aylarında uzun süreli güneş banyolarının ardından uygulamak için ideal bir maske. Bal ve gliserinin yumuşatıcı etkileri sayesinde cildin nem oranını arttıran bir maske.

Malzemeler:

  • 1 adet limon
  • 3 çorba kaşığı bal
  • gliserin

Hazırlanışı:
Limon suyuyla balı hızlı hareketlerle iyice karıştırın. 15 gram gliserini ilave edin. Özlü bir karışım elde edinceye kadar karıştırın. Hazırladığınız maskeyi masaj yapmadan yüzünüze ve boynunuza yayın. 15 dakika kadar yüzünüzde dinlendirdikten sonra ılık suyla temizleyin.


Dinlendirici maske
Bu maske aynı zamanda yüzünüzün daha kolay bronzlaşmasını sağlar. Karışımdaki malzemeler cildi besler ve aynı zamanda pürüzsüz bir görünüm almasına yardımcı olur.

Malzemeler:

  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 kase yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 5 damla havuç yağı

Hazırlanışı:
Yumurta sarısını 2 tatlı kaşığı yoğurtla çırpın. Zeytinyağı ve havuç yağını ekleyin. Karışımı yüzünüze ve boynunuza sürün. 20 dakika kadar dinlendirip ılık suyla temizleyin

 Kendi maskeni

Yüz şekliniz ve siz

Yüz şekliniz ve sizYüz şekliniz ve siz

Aynalar bizi hayallere götürür. Onun karşısında, gerçek görüntümüzle düşlerimiz birbirine karışmaya başlar.Kaşım biraz daha yüksek olsa, burnum hafifçe kalksa, dudaklarım azıcık daha dolgun, göz çevrem biraz daha gergin ve gözlerim daha iri olsa... Ellerimizle yüzümüzü hafifçe çekiştirerek bu düşündük lerimizin bize yakışıp yakışmadığını denemeye çalışırız. Kendimizle başbaşa olduğumuz bu son derece özel anlarda, çoğumuz, kendimizi yeniden yarattığımızı düşleriz. Kendiniz gibi kalın! Bütün bu duygular ve hayaller gayet doğal, samimi ve insancadır. En azından kadıncadır! Ama ne yazık ki bu hayallerimizin her zaman gerçek olması mümkün değil. Hiç kuşkusuz her birimizin yüzü farklı bir kemik yapısına, değişik hatlara ve cilde sahiptir. Bunu reddederek güzelleşmeye çalışmak, bir başka insanın görüntüsü içine girmek için çabalamak imkansızdır. En iyisi kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek, sevmek ve bu sınırlar içinde ''daha güzel'' olmaktır. Gerek estetik ameliyatlarda, gerekse botoks ve dolgu gibi kozmetik işlemler de yüzümüzün bütünlük içinde olması ve dengelerin korunması çok önemlidir. Temel yüz biçimleri... Kozmetik işlemleri, saç modelimizi, makyajımızı, gözlük seçimimizi yüz biçimine göre ayarlayabilirsek, güzel görünürüz. Unutmamak gerek ki; her yüz biçiminin farklı bir avantajı vardır.

Ovaller ideal tip

İdeal yüz biçimi ovaldir. Bu yüzler, ağız ve burunları sürpriz yapmamışsa dengeli hatlara sahip olurlar. Bu nedenle hatları ve oranlarıyla diğer yüz tiplerini belirlemek için temel alınırlar. Yani diğer yüzlerde işlem yapılırken, oval bir görünüm oluşturulmaya çalışılır. Oval yüzlerde zamanla oluşabilecek çöküntüler ve kırışıklıklar fazla zorlanmadan normale döndürülür.

Elmas suratlar

Bu tip yüzlerde alın ve çene dar, elmacık kemikleri ise fazlasıyla geniştir. Elmas yüzlerin alınlarını daha geniş, yüzlerini ise daha uzun göstermek için çalışırız. Bu amaçla kaşlara hafifçe kavis verir, üst ve alt dudakları dolgu ile belirginleştiririz. Ama en etkili olanı, elmas biçimli yüzlerde epilasyon yaparak alındaki saçları azaltmak, böylece alnı genişletmektir.

Uzunlara botoks

Bu tip insanların yüzü uzun dar, yanakları ise çukurdur. Tipik örneklerde uzunluk genişliğin bir buçuk katından fazladır. Zamanla kaşların düşmesi ve burundan çeneye uzanan çizgilerin derinleşmesi, bu tip yüzleri daha da uzun ve zayıf gösterir. Uzun yüzlerde kaşlar botoks ile kaldırılarak doğal kavsine geri döndürülür, elmacık kemikleri, şakaklar, yanaklar, ağız çevresi ve dudaklar dolgu ile beslenip, saçlara da bukleler verilirse mükemmel sonuçlar alınır.

Karelere dolgu

Kare yüz şeklinde alın bölgesindeki ve çenedeki genişlik birbirine yakındır. Alındaki saç çizgisi düz, çene yapısı ise köşelidir. Bu tip insanlarda kaşlara oval bir biçim vermek ve düşmesini önlemek gerekir. Dudakları dolgunlaştırmak, çenedeki köşeli görünümü azaltır. En önemlisi; saç ve makyaj tasarımını doğru yapmak, fazla kilodan kaçınmaktır. Bu yüzlerde genellikle boyun kısadır ya da kısa görünür. Dekolte giysilerle boynu sarmayan takılar ve yüzü uzun ve ince gösteren boyun hattını açıkta bırakan saç modelleri, yüz biçimini dengelemeye yardımcı olur.

Kalp üçgen yüzler

Alnı geniş ama çene kısmı dar olan yüz tipine ''kalp üçgen'' denilir. Bu tip suratlarda kaşların arasındaki mesafeyi azaltmak ve kavis vermek büyük önem taşır. Bu değişimi gerçekleştirmek için cımbız, epilasyon ve kalıcı makyaj bize yardımcı olur. Çeneye ve bazı yüzlerde de yanaklara dolgu yapmak iyi olabilir. Ama dudaklar fazla ince değilse, çeneyi ve yüzü dolgunlaştırmaktan kaçınmak gerekiyor.

Yuvarlak çene

Bu tip yüzlerde alında saç çizgisi ve çene biçimi yuvarlak, yanaklar ise dolgundur. Daha ince ve uzun bir görünüm elde etmek için, kalıcı makyajla kaşlar yeniden şekillendirilebilir. Bu tip yüzlerde fazla dolgun dudaklara özenmemek daha iyidir. Saç modeli ve giysilerdeki uygun yaka modelleri görünümü çok değiştirir. Dik yakalar, boynu saran bluzlar bu tiplere göre değildir.

Dengeyi bozmayın

Dolgu ile birçok yüz kusurunu (özel teknikle yapılırsa) düzeltmek mümkündür. Dolgu ile yüzdeki dengesizlikler onarılabilir ve asimetri bile sağlanabilir. Ancak kozmetik işlemlerin başarısı, yüzünüzün doğal görünmesi, bütünlük içinde olması ve dengelerin korunmasına bağlıdır.

* Yüzün belirli bir kısmı dolgudan sonra gayet başarılı bir şekilde gerilmiş olabilir. Ama bu durum, yüzün diğer bir bölgesinin daha yaşlı görünmesine yol açabilir. Örneğin; yanaklar ve burundan dudak kenarlarına doğru inen çizgiler fazla gerilirse çenenizdeki hafif çöküntüler göze batar.

* Dolgu ile büyük bir dudak yapılabilmesi için burun-dudak-çene arasındaki mesafelerin uygun olması gerekir. Burun estetiği geçiren birçok hastanın, burundudak mesafesi açılır. Bu kişilerin yüzündeki dengeyi geliştirmek için dudak dolguları çok uygundur.

* Küçük çenelere büyük bir dudak yapılacak olursa çene tamamen kaybolur.

* Alın dar ise kaşlar fazla kaldırılmamalıdır.

Doğal olun

Yüzü değiştirmek ya da gençleştirmek ince bir sanattır. Yüz biçiminiz, iskeletiniz, cilt tipiniz ve renginiz, ağız-burun-göz-dudak gibi yüz hatlarınız ve aralarındaki mesafeler hatta yaşam tarzınız, tüm ayrıntılarıyla dikkate alınmalıdır. Dolgu, botoks ya da başka bir kozmetik işlem yapıldıktan 1 hafta sonra üçüncü kişiler tarafından fark edilmemesi önemli bir başarı testidir. Amacımız abartısız ancak kusurları veya kırışık derinliği yumuşatılmış bir yüz olmalıdır. İyi görüneceksiniz ama doğal kalacaksınız. Şişirilmiş gibi görünen bir yüzün güzel olduğunu kim söyleyebilir ki...


Dr. Yasemin Fatih Amato

Aromaterapi

AromaterapiAromaterapi

Aromaterapi, alternatif ve koruyucu hekimlik yöntemidir. Vücutta oluşan zihinsel ve fiziksel dengesizlikleri gidermek, vücut sağlığını ve zindeliğini korumak için kullanılır. Aroma-Terapi, bitkisel aromalı yağların tedavi amacı için kullanılmasıdır. Aromaterapi çok eskiye dayanan bir tedavi yöntemidir. Köklerini Hindistan ve Çin uygarlıklarında görebiliriz. Mısırlılar ise aroma yağlarını mumyalamada ve ayinlerde kullanmışlardır. Bitkisel öz yağlar çok yoğun, aromatik kokulu, aktif ve kimyasal yapısı çok zengin uçucu sıvılardır. B itkisel yağlar elde edildikleri bitki gruplarına bağlı olarak antiseptik antiviral etkilere sahiptir. Yatıştırıcı veya uyarıcı, ağrı giderici veya kas gevşetici, zehir atıcı, nefes açıcı, sinir sistemini dengeleyici, depresyon ve uykusuzluk giderici, hafızayı güçlendirici, hücre yenileyici gibi etkileri bulunur. Ayrıca spesifik rahatsızlık ve dengesizlikleri gidermede tedavi edici ve tamamlayıcı etkiler yaratır.

HANGİ YAĞLAR NE İŞE YARAR?

BERGAMOTtres ve yorgunluğu giderici ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiricidir. Egzama tedavisinde de kullanılır. İştah arttırıcı ve safra söktürücü etkisi vardır. Ayrıca çayda lezzet ve koku verici olarak da kullanılır. Moral yükseltici ve sakinleştirici bir yağ olan bergamot, öfke ve hayal kırıklığını giderir, özellikle endişe ile oluşmuş depresyonda mükemmel sonuç verir.

LAVANTA:Ağrı keser, mikrop kırıcı; sakinleştirici, dengeleyici, tüm cilt sorunlarına birebir, baş ağrısı, böcek sokmalarına karşı, yanıkları iyileştiren, yatıştırıcı, huzursuzluk, korku, uykusuzluk, panik ve depresyon için çok yararlıdır. Parfümeri sanayiinde de kullanılır. İnfüzyon yoluyla antidepresyon ve uykusuzluğa iyi gelir. Vücuttaki kötü kokuları giderir, antiseptik olarak kullanılır. Romatizmaya iyi gelir. Saçtaki sirkeleri gidericidir.

PAPATYA :Fiziksel ve ruhsal bir rahatlatıcı olan papatya, depresyon, korku, histeri ve gerilimi yatıştırır. Endişe içinde olanlar için yatıştırıcıdır. Tedirginlik, huzursuzluk,öfke ve sabırsızlık durumlarında sükunet verir. Bademcik ve diş iltihabında kullanılır. Cilt için oldukça faydalı bir yağdır.

OKALİPTÜS:Kişiye konsantrasyon ve zihin açıklığı sağlar. Enerjilerin dengesiz olduğu durumlarda kullanılır. Kabızlık,öksürük, sinüzit, şeker hastalığı, romatizma ve selülite etkilidir. Bronşit,astım gibi akciğer hastalıklarında ve gripal enfeksiyonlarda kullanılır.

REZENEıkıntılı zamanlarda güç ve cesaret verir. Stresli zamanlarda tepki olarak yeme sonucu oluşan oburluk ve alkolizm için kullanılır. Midevi rahatsızlıkları giderir, gaz söktürücü ve süt arttırıcı etkisi vardır. Yara iyi edici özelliğe sahiptir. Cildi besler ve pürüzleri giderir.

PORTAKAL YAĞI:Mide rahatsızlığını geçirir. Hazmı kolaylaştırır. Ateş düşürücüdür. Cildin güzel olmasını sağlar. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılır. Cildi sıkıştırır. Sivilce ve aknelerin kurutur. Tonik olarak kullanılır. Kan dolaşımını düzenleyicidir. Sinir yatıştırıcıdır. Spazm çözücü ve ağrı giderici özellikleri bulunmaktadır.

YASEMİN YAĞIepresyona iyi gelir,endişe giderir,deri ve saçlar için yararlıdır ve cinsel gücü arttırır. Duygusal olarak dengeleyici ve yatıştırıcı özelliği vardır. Uyuşukluğa ve tembelliğe iyi gelir. Romatizma ağrılarında ve selülit giderici olarak kullanılır. Adet sancılarını dindirir.

KARANFİL YAĞIinirleri uyuşturur. Antiseptik ve ağrı kesici olarak kullanılır. Diş ağrılarında etkilidir.

ARDIÇ:Antiseptik ve vücudu temizleyici özellikleri vardır. İdrar söktürür ve spazmları çözer. Romatizmal ağrılara iyi gelir. Eklem iltihabı ve ödem durumlarında faydalıdır.

NANE:Mide bulantısını keser. Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürücüdür. Sinirleri güçlendirir. Baş ağrısına iyi gelir. Selülit tedavisinde kullanılır. Anne sütünü arttırır. Bağırsak solucanlarını temizler. Yorgunluğa iyi gelir ve canlandırıcıdır. Sinüzit,baş ağrısı ve migrene iyi gelir.

BİBERİYE:Ağrı kesici ve antiseptik özellikleri vardır. Baş ağrısına ve zihinsel yorgunluğa iyi gelir. Hafızayı güçlendirir. İdrar söktürücü, gaz giderir, kan dolaşımını arttırır, bronşite ve sinüzite, sarılık ve karaciğer yetmezliğinde de kullanılır.

GÜLepresyon giderici,yatıştırıcı ve spazm giderici özellikleri vardır. Cinsel olarak uyarıcıdır. Uykusuzluğa ve sinirsel sorunlara iyi gelir. Cilt bakımında kullanılır. Alerjik ciltler, egzamalı ciltler ve açık yaralara iyi gelir. Regl öncesi sorunlara iyi gelir.

LİMON:Antiseptik ve bakteri gelişimine engel olucu özellikleri vardır. Kişiyi canlandırır ve enerji verir. Varisler,mide ülseri,depresyon ve endişe duyguları üzerinde etkilidir. Boğaz ağrısı, mide yanması, kan temizlemede, böbrek taşında, bağ dokusu hastalığında kas kuvvetlendirir. Sivilceleri giderir. Cildi güzelleştirir. Vücuttaki istenmeyen yağların atılmasını sağlar. Böcek ve sinek ısırmalarında kaşıntı ve şişmeleri önler.

ÖKALİPTÜS:Böcek ısırıklarına çok iyi gelir ve etkili bir böcek kovucudur. Sinirsel ağrıları ve kas ağrılarını giderici özelliği vardır. Solunum yolu hastalıklarına iyi gelir. Romatizmal ağrılara iyi gelir. Kabızlık,öksürük, sinüzit, şeker hastalığı, ve selülite etkilidir.


PORTAKAL:Mide rahatsızlığını geçirir. Hazmı kolaylaştırır. Ateş düşürücüdür. Cildin güzel olmasını sağlar. Yara ve yanıkların tedavisinde kullanılır. Cildi sıkıştırır. Sivilce ve aknelerin kurutur. Tonik olarak kullanılır. Dengeleyici ve yatıştırıcı özellikleri vardır.

ADAÇAYI:az söktürücü, ter kesici, ,idrar arttırıcı etkileri vardır. Yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılmaktadır. Bebeklerde gaz gidericidir. Regl dönemi sıkıntılarına iyi gelir. Uyku verici ve iltihap giderici özellikleri vardır.

SEDİR : Gerilimleri yatıştırır. Genellikle meditasyon aracı olarak kullanılır. Balgam söker,sakinleştirir ve gençleştirir.

DEFNE: Antiseptik ve gaz giderici özellikleri vardır. Terletici ve antiseptik özelliklere de sahiptir. Saç ve kafa derisi tedavilerinde kullanılır. Saç büyümesine etki eder.

HAVUÇ YAĞI: ildin bozulmasını önler. Güneş yanıklarının iyileşmesine yardımcı olur. Hücre yenileyici, idrar arttırıcı, kan temizleyici, kan yapıcı ve kolesterolü düzenleyici etkiye sahiptir. Karaciğer ve safrakesesine iyi gelir.

MELİSA: Terletici,kas gevşetici,sinirleri yatıştırıcı ve ateş düşürücü özellikleri vardır. Nefes darlığı ve astımda da kullanılır.

ÇAM: Balgam söktürücü,terletici ve antiseptik özellikleri vardır. Kaslarla ilgili ağrılara iyi gelir ve ferahlık verir. Astım,bronşit,soğuk algınlığı ve gut hastalığı için kullanılır.

SARMISAK:Mikrop öldürücüdür. Yüksek tansiyonu düşürür. İştah açar. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Kanı temizler, kalp adalesini kuvvetlendirir. Siyatik varis, romatizma, mafsal iltihabında faydalıdır. Ayrıca saç uzamasını sağlar, dökülmesini önler. Saçkıran hastalığına iyi gelir.

HİNDİSTAN CEVİZİ :Hazmı kolaylaştırıcı, bulantı ve kusmayı giderici etkilere sahiptir. İltihaplanmaya karşı etkili olması nedeniyle haricen eklem ve kas ağrılarına ve romatizmaya karşı kullanılır. Fiziksel yorgunluğu giderici etkiye sahiptir. Saç dökülmesinde de etkilidir. Ayrıca pastalara esans olarak kullanılır.

KAYISI:Akneleri temizler, cilde canlılık verir. Nemlendirici özelliğe sahiptir. Bağırsak solucanını öldürür.

MENEKŞE: Mikrop kırıcıdır. Cilt hastalıklarında kullanılır. Egzama ve saç dökülmesinde etkilidir. Kuru saçları nemlendirir, parlaklık ve canlılık verir.

Itır: Dengeleyici, sakinleştirici, her tür cilt sıkıntısı için faydalı, hormon dengeleyen, adet sıkıntılarına iyi gelen, bedenin su tutması ve selülit için etkindir.

GREYFURT : Kafa karışıklığı, kıskançlık ve hayal kırıklığı gibi olumsuz düşünce durumlarında ilaç olarak kullanılır. Greyfurt, bu durumları yok eder ve canlandırıcı karakteri ile kararsızlık, sürüncemede bırakma ve geçmiş için kaygılanma durumlarında fayda sağlar. Manik ve depresif arasında gidip gelen durumlarda yardımcıdır.

Bu yağlar bazı temel yağlardır. Daha farklı yağlarda bulunmaktadır. Hangi yağı kullanırsanız kullanın bu yağları badem yağı yada susam yağı gibi bir yğla seyreltmeniz gerekmektedir. SEYRELTME İŞLEMİNDE 4 ÇAY KAŞIĞI SEYRELTİCİ YAĞA (BADEM,SUSAM VS..) 5 DAMLA ÖZ YAĞ DAMLATMALISINIZ. DAHA FAZLASI ZARAR VEREBİLİR. Unutmayın ki daha fazla yağ daha çok etki anlamına gelmez.

BAZI DURUMLARDA KULLANILMAMASI GEREKEN YAĞLAR
Yüksek tansiyonu olan kişilerde Biberiye kullanılmamalıdır.
Şeker hastalığı söz konusu ise, ökaliptus, ıtır ve limon kullanılmamalıdır.
Sara / epilepsi rahatsızlığı olan kişilerde rezene, ökaliptus ve kekik kullanılmaz. Biberiye ise çok az dozda kullanılır.
Yüz bölgesinde kullanılması sakıncalı olan yağlar tarçın ve karanfildir.
Hassas ciltlerde sakıncalı yağlar: Tüm asitli yağlar. Fesleğen, rezene, hintlimonu, biberiye ve lemon verbena''dır.

AROMATERAPİ KULLANIM BİÇİMLERİ
Masaj: Masajı uyguladığınız her bir bölgenin üzerine havlu örtün. 90 dakikaya kadar masaj yapabilirsiniz. Masajı yumuşak hareketlerle yapın. Eğer kalbin üst bölgesinde çalışıyorsanız el harekeleriniz yukarıdan aşağıya doğru,eğer kalbin alt bölgesinde çalışıyorsanız el hareketleriniz aşağıdan yukarıya doğru olmalıdır. Ne fazla dert nede fala yumuşak hareketlerle masaj yapmalısınız. Masajdan sonra kişi biraz dinlenebilir hemen ayağa kalkması doğru değildir.

Kompres:Bir kap sıcak (çok sıcak olmasın)temel yağ ekleyin. Bir bezi bu suda ıslatarak gereken bölgeye 5 dakika kompres yapın. Bu işlemi 4 kez tekrarlayın. Eğer şişik yada yanık durumu söz konusuysa su soğuk olsun.

Soluma:Kaynamaya yakın sıcaklıktaki suya temel yağ ekleyin. Başın etrafını bir havluyla çevreleyin ve kaba doğru eğilin. 2 dakika buharı soluyun, günde 4 kez tekrarlayın. Bronş ve sinüs tıkanıklıklarında, öksürük, soğuk algınlığı ve grip tedavisinde kullanılır. Bu tedaviyi yaparken buharın canınızı yakmaması için dikkatli davranmalısınız.

Banyoıcak bir banyoya temel yağ ekleyin. İçine girmeden önce suyu karıştırın. Ancak iyiy karıştırdığınıza emin olun. Bazı yağların direk teninizle teması sorunlar oluşturabilir. Bu yöntem yorgun kaslara, stresse, tansiyona ve uykusuzluğa çok iyi gelir. Dinlenmek için çok iyi bir yöntemdir. Banyoda 15-30 dakika kalabilirsiniz. Banyodan çıkınca bol su içmeniz çok faydalı olacaktır.

Buharlaşma:Isıtılan bir suya temel yağ ekleyin yada bir buhurdanlığınız varsa bunu kullanın. Rahatlamak için oldukça iyi bir yöntemdir. Kişinin ruhsal durumu üzerinde çok olumlu etkiler yapar...

Cildin maske keşfi

Cildin maske keşfiCildin maske keşfi

Cilt, 30''lu yaşlara yaklaştıkça daha yoğun bir bakıma ihtiyaç duyuyor. Bu bakımı da ona cildin yapısına ve ihtiyaçlarına göre seçilmiş "maskeler" verebilir. Gençlik, kolajen ya da kil, acaba sizin maskeniz hangisi?

Cildiniz solgun mu görünüyor? Ya da kullandığınız ürünlerin çok etkili olmadığını mı düşünüyorsunuz? Bir de ince çizgiler var tabii. Ciltteki tüm bu sorunlardan kurtulmanın yolu, derin ve etkili bir temizlikten geçiyor. Vücudumuzu her türlü dış etkenlerden koruyan cildimiz için uzmanlar, onun ihtiyaçlarını karşılayan maskeler öneriyor. Cildin ihtiyaçlarına göre seçilen maskeler, haftada bir veya iki kez cildin durumuna göre uygulanıyor. Ancak maske uygulamadan önce iki soruyu cevaplamanız gerekiyor:

1- Hangi cilt tipine sahipsiniz?

2- Cildinizin ihtiyaçlarını biliyor musunuz?

Eğer bu sorulara net cevaplar veremiyorsanız, cilt bakımında ilk adımı doğru atmak ve uygulamanın sonucundan memnun kalmak için öncelikle bir uzmana danışın. Sonrasında, cildinizin ihtiyacı olan bakım ürünlerinden edinmelisiniz. 20''li yaşların başlarında, sadece nemlendiren bir ürünle hayat bulan cilt, 30''lu yaşlara yaklaştıkça daha yoğun bir bakıma ihtiyaç duymaya başlıyor. İşte bu noktada yardımınıza koşan maskeler, etkili bileşenleriyle cilt yüzeyinde kısa sürede gözle görülür sonuçlar yaratabiliyor.

"Kolajen" maskeleri:

Maskeleri, uzmanların yardımıyla cilt tipine ve ihtiyaçlarına göre seçmenin ve uygulamanın dışında, evde de hazırlayabilirsiniz. Bitkilerle hazırlanan maskeler, cildi temizleme ve rahatlatma özelliğine sahiptirler. Kil, derin temizlikte oldukça başarılı bir madde. Bal ise yaşlı ve yorgun ciltleri canlandırıyor. Kısacası, cildin bakım kalkanları maskeler, evde veya güzellik merkezlerinde sıkça kullanılıyor. Merkezlerde uygulanan yoğun maskeler, etkili bileşenleriyle profesyonel bakımın önemli bir parçası. Ecz. Gülnur Araman enstitülerde uygulanan maske bakımları hakkında şunları söylüyor: ‘Enstitüde uygulanan cilt bakımları yaklaşık 60-90 dakika sürüyor. 30 dakikasını maske uygulamaları için ayırıyoruz. Biz, merkezimizde derin temizlik yapan, nemlendiren ve yatıştırıcı maskeler kullanıyoruz. Son yıllarda sıkça başvurduğumuz özel uygulamalardan biri de cildin elastikiyet kaybına karşı kullanılan ‘kolajen'' maskeleri. Yaşlanma etkilerine savaş açan ‘kolajen'' bakımı, özellikle de orta yaşın üzerindeki kadınlarda daha yoğun uygulanıyor. Enstitülerde yapılan maske uygulamalarını evdekilerden ayıran en önemli fark ise öncesinde ve sonrasında bazı kozmetik ve profesyonel cihazlar yardımıyla desteklenmesi.

Sizin maskeniz hangisi?

M&G İstanbul Dermatoloji Enstitüsü''nden Ecz. Gülnur Araman, ‘Maskeler cildin ihtiyacına göre seçilmeli'' diyor;

Temizlik maskeleri: Ciltte 10 dakika kalıyor ve kolay temizleniyor.

Derin temizlik maskeleri: 10-15 dakika uygulanıyor. Peeling öncesi kullanılıyor.

Nem maskeleri: Ciltte 15-20 dakika kalıyor. Peeling etkisiyle aktif hale gelen cilt bu maskelerle rahatlıyor.

Gençlik maskeleri: Yaşlı ve yorgun ciltlere sıkılaştırıcı ve elastikiyet kazandıran maskeler en etkililerden biri.

Kalıcı bronzluk Avon''dan
Avon, bu yaz gelmeden bronzlaşmak isteyenler için bir alternatif sunuyor : ‘beBronze Self Tanning.''

Güneş olmadan da kalıcı ve kusursuz bir bronzluk mümkün.

Gün için üç renk

HR sezon makyajını yıldız ürünü Painter palette, 3 ana renk olan kırmızı, mavi ve sarı ile sunuyor. Gün içinde bulunacağınız ortama göre istediğiniz tonlarda farklı sonuçlar yaratabilirsiniz. İster ışıltılı bir makyajla parlarsınız, ister sofistike olursunuz

Cildinizin rengini bulun

Cildinizin rengini bulun Cildinizin rengini bulun

Cilt tipi kadar cildin renginin de doğru bilinmesi gerekir. Öncelikle bil meniz gereken cildin renginin pigment derecesine bağlı olduğudur.

Açık renk ciltler soluktan pembeye, bejden gül pembesine kadar değişir. Koyu cilt rengi ise buğdaydan esmere, açık kahverenginden siyaha kadar gider. Siyah aslında genel bir deyimdir ve beyazdakinden daha fazla tonu kapsar.

Cilt uzmanları cildin bir çok tonunun bulunduğunu, esmer ciltlerin 35 ton, beyaz ciltlerin ise 10 ayrı tonda dağılım gösterdiğini vurgulamaktadır. Cildin rengi, cildin yapısına ve niteliğine etki etmediği için cilt renklerine bağlı olarak farklı bakımların yapılmasına gerek yoktur. Yalnız açık renk ciltlilerin güneşten daha fazla etkilendiği için güneşe çıkarken daha çok korunmaları gerekir.

Soğuk havalarda kuruyan esmer ciltler, grimsi bir renk alırlar. Genel olarak cilt ne kadar koyu renkteyse cildin yaşlanması da o kadar geç olur. Güneş, açık renk ciltlerin en büyük düşmanıdır. Bu tip ciltler kolay kurudukları için çok çabuk yaşlanırlar. Oysa koyu renk ciltlerde dengeli dağılmış olan pigmentler güneş ışınlarını engelleyen bir filtre görevi yapar. Bu tür yağlı cildin üstü nemi içinde tutan bir koruyucu sayılabilir. Koyu renk ciltler güneşte daha da koyulaşır ve yanarlar. Üstelik bu yanma beyaz tendekiler gibi kötü bir etki yaratmaz ve hemen soyulmaz. Cilt uzmanlarına göre; esmer tenlilerde akne, cilt kanseri ihtimali de açık renklilere kıyasla daha azdır

Elmanın Faydaları

Elmanın Faydaları

Elmanın Faydaları

Elmanın verdiği enerji 100 gramda 54 kaloridir. Bu enerji yağdan değil, meyve şekeri ve organizma tarafından ağır olarak sindirilen şekerden gelmektedir. Bu veriler ve genel anlamıyla elmanın besleyici özelliği, bu meyveyi özellikle spor yapanlar için vazgeçilmez yapar. Gerçekten de fiziksel aktiviteler çerçevesinde elmanın içeriğindekiler spor öncesinde, sırasında ve sonrasında organizma üzerinde pozitif etkiler yaratır:
1. Spor öncesinde tüketildiğinde; enerji verir.

2. Spor sırasında tüketildiğinde; organizmaya çeşitli mineral ve vitaminler yükler.
3. Spor sonrasında tüketildiğinde; %85 oranındaki su içeriğiyle organizmanın ihtiyacı olan suyu tamamlayarak toksinlerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır.

Elmanın faydalarından ilginç bir tanesi de içerdiği potasyum (100 g’da 120-200 mg) zenginliği ve az sodyumdan (100 g’da 10 mg’dan az) ötürü dinlendirici olmasıdır. Bu kombinasyon ve %85 oranındaki su, elmaya idrar söktürücü özelliği de verir. Ayrıca potasyum içeriği yüksek tansiyona karşı savaşta önemlidir.

Elmanın diğer içerikleri fosfor, kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, selenyum, manganez de hücre metabolizmasında çok önemli rol oynar.

180 g’da 5 g gibi yüksek bir lif zenginliğiyle sindirim sisteminde büyük rol oynar.
Elmada bulunan Suda çözünen lifler ve Suda çözünmeyen lifler kombinasyonu bağırsak hareketlerini tetikler ve hızlandırır. Kabızlığa karşı elmayı kabuğuyla yemek önerilir çünkü lif kabuğunda daha yoğundur.

Yapılan pek çok araştırmanın ortak sonuçlarına göre:
- günlük olarak tüketilecek 3 adet elmanın 2 ayda yaklaşık %10 oranında kolesterolün düşmesine yardımcı olduğu,
- kötü kolesterol (LDL) oranını düşürdüğü
- iyi kolesterol (HDL) oranını da 4 misli yükselttiği
saptanmıştır.

Bu nasıl olabiliyor? Nedeni, elmanın lif olarak zengin bir besin olması ve bu özelliğinin de kolesterol ve yağın birikmesine engel olmasıdır.

Galler’de 2500 kişi üzerinde 5 yıl süreyle yapılan bir araştırmanın sonucu, daha önce yapılan bazı araştırmalara uyumlu olarak haftalık tüketilen elma sayısının nefes fonksiyonuna pozitif etkileri olduğunu göstermiştir. Yenen ortalama elma miktarı arttıkça sigara kullananlar da bile nefes alma kapasitesinde artış saptanmıştır. Bu etki elmadaki antioksidanlardan kaynaklanmaktadır.

* Böbreklerin temizlenmesine yarar,
* Baş ağrısına iyi gelir,
* Kolesterolü düşürür,
* Yüksek tansiyonu düşürür,
* Kan şekerini kontrol altında tutar,
* Romatizma ve gut hastalığına iyi gelir,
* Uykusuzluğa iyi gelir,
* Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar,
* Elma + kereviz/maydanoz yorgunluğa iyi gelir,
* Elma+kızılcık suyu veya elma+ananas+üzüm suyu gribe iyi gelir,
* Elma+armut suyu kabızlığa iyi gelir.

Kökeni Doğu Avrupa olan elmada sindirilebilir şeker, bedenin dengesi için çok gerekli enzimler, temel asitler ve potasyum, sodyum, kalsiyum, fosfor gibi madenler bulunur. Diyetler için de mükemmel bir seçenek…
Ortalama hemen hemen herkesin severek yediği elmanın faydaları saymakla bitmiyor. Çağın belalı hastalığı kanserden, kolesterole kadar birçok hastalığın gerek riskini azaltmada gerekse önlemede önemli rol üstleniyor.
Öğle yemeğinden önce yendiğinde ya da kabuğuyla pişirildiğinde bağırsakları çalıştırır ve yumuşatır, kabızlığı önler. İçindeki petkin maddesi zararlı kolesterolü (LDL)’yi düşürürken, faydalı kolesterol (HDL) oranını yükseltir. Dalağın kan yapmasını sağlar. Çalışırken devamlı olarak oturanlar ve fazla kilolular için çok faydalıdır.
Bünyesindeki C vitamini sayesinde bağışıklık sistemi güçlenir.
Nefesi rahatlatır. Yapılan bazı araştırmalar, elma yiyenlerin daha kolay nefes aldığını göstermektedir.Gastritten kaynaklanan yanmaları hafifletir.Elma kürü, gut, böbrek, mesane hastalıkları ve hemoroit tedavisinde de işe yarar. Sabah aç karna yendiğinde kanı temizler ve toksinleri atmayı sağlar.
Isırarak yenirse, dişleri temizler ve diş etlerini güçlendirir.Uykudan önce yenirse rahatlatır ve kolay uyumayı sağlar.Yeşil, hafif ekşi olanları mide bulantılarını önler.
Düşük kalorili (50 kalori) olduğu için şişmanlığı önler, kan şekeri düzeyini ve yüksek tansiyonu olumlu bir şekilde etkiler.Ortasına biraz marmelat ekleyip fırında pişirildiğinde, rejim yapanların tatlı yeme isteğini giderir.

Her bir elma çekirdeğine, koskoca kimya fabrikalarının 10mikrona küçültülen şifreleri yerleştirilmiştir. Elmanın terkibindeki maddeleri eksiksiz yapabilmek için, gerekli olan bu fabrikalar, ağaç olduktan sonra demiri terkibine alır, kemik iliği ve kanın temel maddesi olan 2
değerlikli demiri korumak için, özel elma asidi hazırlar ve bu terkibin hassas mideleri rahatsız etmemesi için, yine terkibine karbonat iyonları ekler. Elmanın terkibinde var olan harika iksirlerin en önemlilerini, şöyle sıralamak mümkündür:Terkibindeki hususî meyve şekeri ile doğrudan doğruya karaciğer hücrelerini korur. İçindeki meyve asitleri, bir yandan 2 değerli demiri ve C vitaminini bozulmaktan korurken, diğer yandan karaciğerdeki kimyevî
faaliyetlerde yapıtaşı rolü oynar. İki değerli demir iyonları, alyuvarların yapısı için gerekli olan kanın temel elemanlarındandır. Kansızlık hastalarına ilâç şeklinde verilen demiri, 2 değerinde tutmak çok zor olduğundan, ayrıca C vitamini de verilir; bağırsak!ardaki 3 değerlikli demir, bağırsaklara zarar vermekten öteye geçmez.

Elma, terkibinde taşıdığı bikarbonat iyonları sayesinde, sindirimi kolaylaştıran tek meyvedir.

Elmada suda eriyen vitaminlerin tamamı mevcuttur. Yüksek miktardaki C vitamini, bir insanın günlük C vitamini ihtiyacına denktir.

Elmanın kökleri vasıtası ile topraktan aldığı demir iyonunu indirgeyerek, 2 değerli demir hâline getirmesi, başlı başına bir hârikadır. Zira; böyle bir faaliyetin elmaya, uzaktan-yakından bir faydası yoktur. Üstelik 3 değerli demiri, 2 değerli demir hâline indirgemek fevkalâde zor bir
kimyevî hâdisedir ve bir elmada bulunan iki değerli demir, milimi milimine bir insanın günlük demir ihtiyacı kadardır.

Günde bir elma yemek,sizi tüm hastalıklardan korur.İki elma yerseniz kalp ve damar hastalıklarından korunmuş olursunuz.Kolesterolü normale indirir ve kabızlığı giderir,sindirimi kolaylaştırır.Güzel kokusu rahatlatır ve tansiyonu düşürür,sinirleri yatıştırır.Artrit,tomatizmalar ve gut hastalıklarında çok yararlıdır.Kalbi koruyan flavonoidlerden bol miktarda içerir. Portakal suyundaki C vitamininin üçte biri elmada da bulunur. Enerjinin yavaş bir şekilde açığa çıkmasını sağlayan fraktoz şekerinden bolca içerir. Ancak bebeklerin ya da emekleyen çocukların midesini rahatsız edebilir.

Kanseri Yenmenin Yolları

Kanseri Yenmenin Yolları

 

 1)Sigara içmeyin; içiyorsanız bırakın. Eğer bırakamıyorsanız, sigara içmeyenlerin yanında içmeyin.

2)Şişmanlıktan kaçının.

3)Her gün biraz canlı egzersiz yapın

4)Günlük meyva-sebze alımınızı ve bunların çeşitlerini artırın; günde en az 5 öğün yiyin. Hayvansal yağ alımınızı kısıtlayın.

5)Bira, şarap veya diğer alkollü içkileri içiyorsanız; erkekseniz günde en çok 2, kadınsanız günde en çok 1 ölçü için. (Ölçü, bira için şişe, şarap için bardak, sert içkiler için kadehtir).

6)Güneşe uzun süre maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Çocukları ve genç erişkinleri korumak özellikle önemlidir. Güneşte kolayca yanabilenler için ömür boyunca aktif koruyucu önlemler alınmalıdır.

7)Bilinen kanser yapıcı maddelere maruz kalmayı önlemek amacıyla katı kurallar uygulayın. Kanser oluşturan maddeler hakkındaki tüm sağlık ve güvenlik talimatlarına uyun. Ulusal radyasyon güvenliği kurumlarının (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) önerilerine uyun.

8)
Yirmibeş yaş ve üzeri kadınlar servikal taramalara katılmalıdırlar. Bu katılım, “Servikal Taramada Kalite Güvencesi için Avrupa Protokolü”ne uygun kalite kontrol işlemleri olan programlar dahilinde olmalıdır.

9)Elli yaş ve üzeri kadınlar meme taramalarına katılmalıdırlar. Bu katılım, “Mammografi Taramasında Kalite Güvencesi için Avrupa Protokolü”ne uygun kalite kontrol işlemleri bulunan programlar dahilinde olmalıdır.

10)Elli yaş ve üzeri kadınlar ve erkekler kalın bağırsak ve rektum taramalarına katılmalıdırlar. Bu katılım, kalite kontrol işlemleri içeren programlar dahilinde olmalıdır.

11)Hepatit B virüsü enfeksiyonuna karşı aşılama programlarına katılın.

Hafızayı Güçlendiren Besinler

Hafızayı Güçlendiren Besinler

Hafızayı Güçlendiren Besinler

Beslenme uzmanları, bilimsel araştırmaları inceleyip zeka gelişimine en çok katkı sağlayan besinleri belirledi.

İşte beynin çalışmasını artıran besin listemiz.

Çilek: İçeriğindeki fisetin maddesi hafıza kaybının etkilerini azaltıp, bunamayı geciktiriyor.

Bitter çikolata: Magnezyum ve antioksidan içeriğiyle beyne oksijen taşıyarak daha aktif çalışmasını sağlıyor.

Tahıl: Önemli bir B vitamini kaynağı olan tahıllar, kan şekerini dengeliyor.

Patates: Kan şekerini dengeli olarak yükseltiyor bu sayede zeka daha verimli çalışıyor

Yoğurt: İçinde bulunan tirozin isimli madde hafızayı güçlendirip, beyni uyarıyor.

Üzüm suyu: Dopamin salgılanmasını arttırarak problem çözme yeteneğini geliştiriyor.

Leziz tadları görünce dayanamıyor insan ama sınırını da bilmek şart!

Fasulye: Lif ve protein bir arada özellikle çocuklarda zekayı açıyor.
Kırmızı ve turuncu renkli sebzeler: Özellikle domates, havuç ve kırmızı biberde bulunan antioksidan beynin daha uzun süre sağlıklı kalmasını sağlıyor.

Somon: Omega-3 yağları hem beyni koruyor hem hafızayı güçlendiriyor.

Hergün düzenli olarak kahvaltı yapan kişilerin diğerlerine oranla daha başarılı ve verimli oldukları herkesçe biliniyor. Yoğun bir güne başlarken; peynir, süt, yumurta gibi protein içeren besinlerden oluşan bir kahvaltı, şekerli çay ve simitten oluşan bir kahvaltıya kıyasla daha da iyi sonuç almayı sağlıyor.

Odaklanma için: ceviz, fındık, fıstık gibi sinirleri kuvvetlendiren yiyeceklerin yenmesini öneriliyor.

Uzmanlar yaratıcılığın geliştirilmesi için zencefil yenmesini öneriyor. Kimyonun da içerdiği uçucu yağların bütün sinir sistemini uyardığını söyleyen diyetisyenler “Aniden bir fikre, bir buluşa ihtiyacı olan kimyon çayı içmelidir. Çay, bir fincana iki tatlı kaşığı dolusu kimyon eklenerek yapılabilir” tavsiyesinde bulunuyor.
Lahana, tiroit bezlerinin aktivitesini yavaşlattığı için daha stressiz öğrenmeyi sağlar.

Yağsız kırmızı et:
Tam bir demir deposu, özellikle sağlıklı alyuvarlar için vazgeçilmez bir besin. Beyin gelişimi için büyük yarar sağlıyor.

Çin Diyeti

Çin Diyeti

Çin Diyeti

Kalori hesapları yapmadan, forma girmenizi sağlayan Çin diyeti basit bir temel ilkeye dayanır. Organizmamızda, tıpkı besinlerle olduğu gibi iki zıt enerji vardır: toprağa ve soğuğa bağlı dişi enerji. Yin ve gücü, ateşi temsil eden Yang.
Yin, örneğin, peynirde, sebzelerde ve meyvede bulunur. Yang ise ette ve baharatlarda. Zayıflamak ve sağlıklı kalmak için bu iki enerjinin organizmada eşit oranda bulunması gerekir. Yang enerjisinin ağırlıkta olduğu insanlar besin yoluyla yin enerjisini güçlendirmelidir. Ya da tam tersi.

Eğer bir besinden fazla miktarda ya da az miktarda alınırsa organizma bundan etkilenir. Sonuç olarak da kilo alınır ya da verilir, güçten düşülür. İdeal kiloya ve forma kavuşmak için neyi daha sık ve neyi daha az yemek gerektiğini bilmek gerekir. Çin diyetini uygulamanın bir başka nedeni de çok dengeli bir beslenme sunmasıdır. Bu diyette bol miktarda karbonhidrat, hububat ve sebze yenir. Yağ alımı ise en aza indirilir. Yalnız diyeti uygulamadan önce yin mi yoksa yang yapıda mı olduğunuzu saptamanız gerekir. Bunun için de testimizin soruların yanıt vermeniz yeterlidir.

Yin misiniz yang mı?

Hangi besinlere ağırlık vermeniz gerektiğini bilmek için bu testi uygulayarak yapınızı belirleyin. Aşağıda sıraladığınız özelliklerin çoğu sizde varsa yin tipisiniz demektir. Bu durumda yang besinlere ağırlık vermenizi öneririz.

* Sakin, içe dönük, sessiz, oldukça pasif birisiniz.
* Ten renginiz soluk ve sık sık üşürsünüz.
* İştahınız az.
* Az sıvı alıyor ve genelde sıcak içecekleri yeğliyorsunuz.
* Metabolizmanız ağır çalışıyor.
* Kötü hazım ve kabızlık sorununuz var. Ve genellikle ayaklarda şişmeden yakınıyorsunuz.
* Genellikle kalçalarda, karında ve baldırlarda yağ birikimi oluyor.

Eğer aşağıdaki özellikler size daha çok uyuyorsa yang tipisiniz demektir. Dengeyi sağlamak için yin besinleri yemelisiniz.

* Dışa dönük, dinamik ve çabuk öfkelenen birisiniz.
* Soğuğu pek hissetmiyorsunuz.
* Sık sık ve iştahla yiyorsunuz.
* Metabolizmanız hızlı ve çok enerji yakıyorsunuz.
* Karın kramplarından ve mide yanmasından şikayetçisiniz.
* Daha çok vücudunuzun üst kısmı şişmanlıyor.

Yin tipi diyeti

Pazartesi

* Kahvaltı: Tarçınlı çay, 1 bardak pirinç sütü. 3 etimek.
* Öğle: Sebzeli pilav. Biraz kırmızı biber veya soya sosu ile tatlandırılmış tavada sebze.
* İkindi: 1 meyve.
* Akşam: Buharla pişirilmiş pilav ve safranlı dana eti. Fırında domates. 2-3 haşlanmış erik.

Salı

* Kahvaltı: 1 fincan çay. Müslili süt.
* Öğle: Haşlanmış soya fasulyesi, havuç ve mısırlı salata. 1 haşlanmış elma.
* İkindi: 1 meyve.
* Akşam: Buharda pişmiş pilav ve fırında balık. Buharda pişmiş sebze.

Çarşamba

* Kahvaltı: Sütlü kahve. 2 dilim kepekli ekmek.
* Öğle: Bezelyeli pilav. 1 rafadan yumurta. Buharda pişmiş ıspanak. 1 haşlanmış meyve.
* İkindi: 1 bardak süt.
* Akşam: Curry’li tavuk veya karides. Karışık haşlanmış sebze. 1 meyve.

Perşembe

* Kahvaltı: 1 fincan çay, 1 dilim ekmek ve 1 dilim ananas.
* Öğle: Kızarmış tavuk. Bularda pişmiş sebze ve salata.
* İkindi: 1 meyve
* Akşam: Soya soslu spaghetti. 1 dilim ızgara et.

Cuma

* Kahvaltı: 1 fincan kahve. 2 dilim kepek ekmeği, diyet bal.
* Öğle: 1 dilim ızgara et. Curry’li sebze haşlaması. 1 sandviç ekmeği.
* İkindi: 1 meyve.
* Akşam: Sebze çorbası. Fırında dil balığı. Meyve salatası.

Cumartesi

* Kahvaltı: 1 fincan çay. Müslili süt.
* Öğle: Curry’li tavuk. Meyve salatası.
* Akşam: Buharda pişmiş pilav. Baharatlı omlet. 1 meyve.

Pazar

* Kahvaltı: 1 fincan çay. 2 dilim kepek ekmeği. Diyet bal.
* Öğle: Taze soğanla pişirilmiş soyalı tavuk.
* Akşam: Buharda pişmiş domatesli pilav. Haşlanmış taze fasulye.

Yang tipi diyeti

Pazartesi

* Kahvaltı: 1 fincan yasemin çayı, 1 fincan Müslili süt.
* Öğle: 1 yumurta, domates, soya filizi ile hazırlanmış salata. Salatayı hafif soya sosu ve karabiberle tatlandırabilirsiniz. 1 sandviç ekmeği. 1 meyve.
* Akşam: Mantarlı pilav. Haşlanmış kuşkonmaz ve haşlanmış balık filato.

Salı

* Kahvaltı: 1 fincan kahve. 2 dilim etimek ve diyet bal.
* Öğle: Buharda pişirilmiş pilav. Tavada sarmısak, kırmızı biber ve soya sosu ile pişirilmiş ıspanak ve soya filizi.
* İkindi: 1 meyve suyu veya 1 meyve.
* Akşam: Mantı çorbası. Meyve salatası.

Çarşamba

* Kahvaltı: 1 fincan sütlü kahve. 1 dilim ekmek. 1 meyve.
* Öğle: Buharda pişirilmiş soya soslu pilav. Havuz rendesi.
* Akşam: Safranlı haşlanmış balık. Soya filizi ve domates salatası. 1 sandviç ekmeği.

Perşembe

* Kahvaltı: 1 fincan yasemin çayı. Müslili süt.
* Öğle: Bezelyeli ve soya soslu spaghetti. Müslili yoğurt.
* Akşam: Sebze çorbası. Buharda pişirilmiş tavşan eti.

Cuma

* Kahvaltı: 1 fincan çay. Müslili yoğurt.
* Öğle: Bezelye, domates ve biberle hazırlanmış soya soslu salata.
* Akşam: Mantı çorbası, Tavuk (göğüs eti), 1 meyve.

Cumartesi

* Kahvaltı: 1 fincan süt. 2 etimek. Diyet bal. 1 bardak meyve suyu.
* Öğle: Mantarlı pilav. Buharda pişirilmiş sebze.
* Akşam: Mantı çorbası, Tavuk (göğüs eti). 1 meyve.

Pazar

* Kahvaltı: 1 fincan kahve. 2 etimek. Diyet bal. 1 meyve.
* Öğle: Buharda pişirilmiş sebzeli pilav. Mantarlı dil balığı fileto.
* Akşam: Sebze çorbası. Buharda pişirilmiş kuşkonmaz ve tavuk (göğüs eti).

Sofranızdaki enerji

Yin besinleri

Peynir, inek sütü, yoğurt, sebze bambu filizi, meyve, tatlılar. Margarin, soya sosu. Soğuk ve pişmemiş ya da haşlanmış besinler de yin besinlerdir.

Yang besinleri

Et, balık, baharatlar, kahve, alkollü içkiler, ayçiçek yağı, soya yağı ve tüm sıcak yemekler.

Nötr besinler

Soya, fasulye, bezelye, nohut, ananas, incir, malta eriği, üzüm, bal, mısır özü yağı.


Get your own Chat Box! Go Large!